Tarih Bilinci Tarihi: Dil Devriminden Günümüze…
Nurettin Demirtaş
bu videoda, "Tarih Felsefesi" serisinin "Tarih Bilinci Tarihi (3. Bölüm)" başlığı altında insanın ilk çağlardan devletli uygarlıklara uzanan tarih bilinci serüveni ele alınmaktadır.
Program İçeriğine İlişkin Açıklama Metni
Programda, ilk insan topluluklarından Sümer ve Asur gibi devletli uygarlıklara kadar geçen süreçte "tarih bilincinin" nasıl şekillendiği tarihsel ve felsefi bir bakış açısıyla incelenmektedir. Paleolitik dönemdeki ilkel hafıza ve doğayla uyumlu yaşam biçiminden başlayarak dil devrimi,
Özellikle ana-kadın eksenli eşitlikçi doğal toplum yapısının "kurnaz erkek" figürünün ilk kulübeyi kurması, mitolojiler ve yalan mekanizmaları üzerinden nasıl bozulduğu, köleci ve hiyerarşik devlet sisteminin nasıl kurumsallaştığı eleştirel bir dille çözümlenmektedir.
Programın Cevap Verdiği Temel Sorular
Doğal hafıza, doğayla uyum, mevsim döngüleri ve kuşaktan kuşağa aktarılan pratik tecrübelerin tarih bilincinin ilk biçimini nasıl oluşturduğu irdelenir.
Tarih öncesi dönemi anlamsız veya ilkel saymanın modern uygarlığın bir aldatmacası olduğu ve bu yaklaşımın insanın kendi köklerini inkâr etmesi anlamına geldiği vurgulanır.
Bedensel/işaret dilinden sembolik ve kavramsal dile geçişin, insanın soyut düşünme yeteneğini ve kolektif hafızasını nasıl sıçrattığı açıklanır.
Sümer, Babil (Marduk miti ve Tiamat'ın parçalanması) ve Asur örnekleri üzerinden, ana-kadın kültürünün hafızasının silinerek yerine köleleştirici yeni mitolojilerin ve tabletlere yazılan resmi tarihin nasıl geçirildiği sorgulanır.
Yazının bir devrim olmasının yanı sıra, egemenlerin kendi yalanlarını ve iktidarlarını kalıcılaştırmak için kullandığı bir "karşı devrim" niteliği taşıyıp taşımadığı tartışılır.
| Başlık | Kategoriler | Konuklar | Etiketler | İndir |
|---|---|---|---|---|
| TARİH BİLİNCİ TARİHİ : DİL DEVRİMİNDEN GÜNÜMÜZE |
|
İndir |
Yorumlar (0)